Yirmisini Bağışla!

1920’lerde, yani İstiklal Harbi’nden önce Nevşehir ve Ürgüp’ün bazı köylerinde Rumlar da yaşıyordu. Âdetleri itibariyle bu azınlık, Türk halkıyla iyi geçinir ve çok iyi anlaşırlardı. Ticaretle meşgul olan Rumlar, bağ ve bahçe işleriyle pek uğraşmazlar, civar köylerden ırgat denilen yevmiyeci işçiler tedarik ederek çalıştırırlardı. Bir gün Uçhisar’dan da Sivas’ın Mehmet Ağa namı ile maruf nüktedan bir şahıs, birkaç komşusu ile birlikte Nevşehir’e bağ bellemeye giderler. Birkaç hemşeri bir araya gelince şakalaşırlar, daha bir iştahlı çalışırlar. Rumlar, Müslümanların işten zaman ayırarak namaz kılmalarına bir şey demezler. Irgatlar da namazı fazla uzatmadan nizami bir şekilde kılarlar. Bir ara öğle yemeği yenir, tütünler sarılır ve sigaralar içilir. Daha işin çok olduğunu gören ve epeyce yorulmuş olan Mehmet Ağa, vakit geçmek üzere iken hemen namaza durur. Rum’un duyacağı şekilde öğle namazına niyet eder: “Niyet ettim kırk rekat öğle namazına” deyince Rum öteden feryadı basar. Aman ağam, bana acı, daha çok işimiz var. Kırk rekât namaz akşama kadar bitmez. 20’sini bana bağışla diye yalvarır ve 20 rekâta sulh olurlar!

Mekanı Cennet olsun!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s