Söyle Be Doktor!

Hüzünlü hüzünlü bakma yüzüme

Sence derdim neyse söyle be doktor

Sızlıyor her yanım acı içinde

Sence derdim neyse söyle be doktor

Fer yok dizlerimde tutmuyor elim

Kurumuş damarlar akmiyor kanım

Anladım ki ben de bittim kanserim

Çare yok derdime gidiyom doktor

Doğanın kanunu gelen gidecek

Ecel şerbetini mutlak içecek

Şu bedenim elbet toprak olacak

Gerçeği yüzüme söyle be doktor

Azrail vebayı haberci salmış

Muradını alıp çabuk gel demiş

Başka dert kalmamış kanseri vermiş

Bilim de çaresiz kaldı be doktor

Şu gencecik yaşta ben mi gideyim

Daha çok murat var nasıl edeyim

Ronedi yalvarmam sana diyeyim

Benden sonra çare bulun be doktor

Aşık Ronedi (Sıtkı Demir)

Memmet Emmi Doktorda!

Soruyorsun, “emmi neyin var” diye!

Bu canı zor taşıyorum Doktor Bey,

Yol gözlerdim gençken yağsın kar diye,

Şimdi yazın üşüyorum Doktor Bey!

Kurt gibiydi boynum, döndü culuğa,

Oturmaya zor çıkarım duluğa,

Üç adımda kalıp soluk soluğa,

Davul gibi şişiyorum Doktor Bey!

Teraziler tüy gösterir tartımı,

Şaşırırım ters giyerim pırtımı,

Uyuz olmuş katır gibi sırtımı,

Hatır hutur kaşıyorum Doktor Bey!

Dertlerimin yoktur ucu bucağı,

Geçen sene düşüp kırdım bacağı,

Böbreklerin her biri taş ocağı,

Sanki maden eşiyorum Doktor Bey!

Tansiyonum birden dama çıkıyor,

Rüzgar değse beni yere yıkıyor,

Avrat her gün don yumaktan bıkıyor,

Nasıl desem şaşıyorum Doktor Bey!

Diğdirince göğe doğru uçardı,

Hörgücüyle alttan deve geçerdi,

Karı boş ver, buzda delik açardı,

Şimdi dona işiyorum Doktor Bey!

Unutalı kırk yıl oldu o işi,

Gözüm dolar hatırlayıp geçmişi,

Anlat diye rica etse bir kişi,

Aşka gelip coşuyorum Doktor Bey!

Bildiğiniz gibi değil keyfiyet,

Akıl beden geçiriyor zafiyet,

Burnum aksa üzerine afiyet,

Hastaneye koşuyorum Doktor Bey!

Şişe dibi gibi oldu artık gözlükler,

Seçilmiyor engebeler düzlükler,

Her gelişte cepten gider yüzlükler

Sermayeyi aşıyorum Doktor Bey !

Dişim kesmez leblebiyi bademi,

Su da içsem bulandırır midemi,

Dolsun diye bekliyorum vademi,

Takvimden gün düşüyorum Doktor Bey!

Yaşlılık zor, dertler vurdu dilime,

Bir reçete yazıp da ver elime,

Mülkî der ki bakıp da bu hâlime,

Sanma ki ben yaşıyorum Doktor Bey!

Mülkî (Aslan Avşarbey)

Doktor Bey! -7-

Hangisini saysam bilmem efendim

Kalbimden başlıyor yara doktor bey

Birkaç kez güreştik kanseri yendim

Şimdi kist diyorlar ura doktor bey

Borcumuz gırtlakta elimiz darda

Hâl hatır sormuyor ağyar da yâr da

Röntgenden bellidir bir nokta var da

Yoksa kanser midir kara doktor bey

Gece yatmak nerde her gün uykusuz

Yola erken çıktım hem de aç susuz

Biraz anla beyim anla! .. memuruz

Ne gezer bizlerde para doktor bey

Sabahtan akşama beklemek gerdi

Gene baş gösterdi kalbimin derdi

Ben beklerim ama her gelen girdi

Çoktan geçti bizim sıra doktor bey

Gelmezdim buraya lakin naçardım

Param olsa saray yapar saçardım

Bir de hakkınızda dava açardım

Velakin Türkiye bura doktor bey

Hiç eşit olmuyor pay ile payda

Bin odalı saray! Ayrı bir gayda

Bizlere bin beş yüz yetmiyor ayda

Doğalgaz yok ev de kira doktor bey

Boşuna okuyup durma gazeli

Neler gördüm koridorda gezeli

Ya zengin çağırdın ya da güzeli

Kaçar mı bizden bre doktor bey

Erdal Koca

Doktor Bey! -6-

Dinle dertlerimi kurban olayım

Hazır olda duruyorum doktor bey

İyet beni ne istersen alayım

Neyim varsa veriyorum doktor bey

Ağrılar ilk önce başımdan başlar

Bir koyun sürüsü beynimde kışlar

Akbaba görünür küçücük kuşlar

Hayal meyal görüyorum doktor bey

Kulağım az duyar ama yeterli

İçi temizlenmez ezelden kirli

Şu burnumun suyu tutmuyor yerli

Her silişte buruyorum doktor bey

Bu pis hastalığı çekenler tanır

Herhal prostat var idrarım yanır

Gece kalkamazsam yatak ıslanır

Her gün saat kuruyorum doktor bey

Ne olur az dinle kaşını yıkma

Seni meşgul ettim kusura bakma

Bütün bedenimde çıkıyor çıkma

Tuzlu suyu sürüyorum doktor bey

Ağrılardan dayak yemiş gibiyim

Dokuz beygir tekmelemiş gibiyim

Karşı köylü deli Memiş gibiyim

Depresyona giriyorum doktor bey

Bronşit var öksürükten duramam

Halsizlikten yumurtayı kıramam

Bunu senden başkasına soramam

Ben ne işe yarıyorum doktor bey

Dinle beyim dinle daha bitmedi

Sağ dizimden romatizma gitmedi

Say kızdırdım kuma girdim yetmedi

Günden güne eriyorum doktor bey

Uyku tutmaz geceleri yatamam

Bademcik var suyu bile yutamam

Elim titrer bardak dahi tutamam

Her gün kabus görüyorum doktor bey

Bıktı çoluk çocuk usandı hanım

Geçen tekme vurur yanıyor canım

Dedemden yadigar yünlü yorganım

Her yanıma sarıyorum doktor bey

Tansiyon yirmiden inmez aşağı

Alerjiye yaptım özel kaşağı

Hülasa bıktırdım oğlan uşağı

Dizlerime vuruyorum doktor bey

Bu dertler başıma çok işler açtı

Gelin damat hepsi yanımdan kaçtı

Yengen ile geçim havaya uçtu

Yenisini arıyorum doktor bey

Şu anda yetkisiz amir gibiyim

Birini bulursam demir gibiyim

Vallahi stajyer memur gibiyim

Her geçene soruyorum doktor bey

Özhani’yim derdim döktüm epeyi

Başkasına olsa demem her şeyi

Yeter artık yeter yaz reçeteyi

Boşa kafa yoruyorum doktor bey

Aşık Özhani

Doktor Bey! -5-

Nasıl denir başta kavak yeli var

Durulmuyor gözde bahar seli var

Diyorlar ki bizim evde deli var

Kanunu kuralı bozun doktor bey

İlaç diye zehir yazın doktor bey

Umudun şerbeti tükenip bitti

Işığım kayboldu hayalim yitti

Aldığım darbeler canıma yetti

Kanunu kuralı bozun doktor bey

İlaç diye zehir yazın doktor bey

Tarifsiz bir sızı sormayın nasıl

Can Canan’da kaldı sebep bu asıl

Dünyada gözüm yok çalsın son fasıl

Kanunu kuralı bozun doktor bey

İlaç diye zehir yazın doktor bey

Yürek denen namert yan yatıyorken

Canım dediklerim ok atıyorken

Gönül semamızdan gün batıyorken

Kanunu kuralı bozun doktor bey

İlaç diye zehir yazın doktor bey

Kul Garib’im lâl etmişken şu dili

İki büklüm olmuş doğrulmaz beli

De ki akıllanmaz de ki zır deli

Kanunu kuralı bozun doktor bey

İlaç diye zehir yazın doktor bey

Emine Çerçi

Behiç’ten Doktor Bey’e!

Derdimi bilseydim gelir miydim hiç?

Derdin nedir diye sorma doktor bey.

Ayağına düştü bu garip Behiç,

Bana son darbeyi vurma doktor bey.

Derman olur diye düştüm yollara,

Mevla’m dert vermesin cümle kullara,

Kim şifa olacak bu yoksullara?

Ne olursun beni kırma doktor bey.

Bilirim anlarsın ilimden, fenden,

Köyden geldim diye iğrenme benden,

Üstelik param yok merhamet senden,

İstersen yaramı sarma doktor bey.

Ecelim gelmişse başım üstüne,

Bakma öyle gözüm kaşım üstüne,

Yanakta süzülen yaşım üstüne,

Fazlaca kafanı yorma doktor bey.

Ben de bir insanım kravatım yok,

Kırk yıllık ömrümde hiç yatmadım tok,

Çok fazla dertliyim inan doktor çok,

Gönder beni eve durma doktor bey.

Ramazan Alemdar

Doktor Bey! -4-

Sığındım ilmine kapına geldim, 

Ateşler içinde yandım Doktor Bey!

Gönlüm bir yangına düştü düşeli, 

Kerem’in külüne döndüm Doktor Bey! 

Aklımı üşüten zalim yar mıdır? 

Yaralı kalbime çaren var mıdır? 

Yoksa iyileşmem söyle zor mudur? 

Her gün muallakta dondum Doktor Bey! 

Aşkın reçetesi var mıdır sende?

Bulur muyum çare ararsam onda?

Ne yapsam geçmiyor dolaşır kanda, 

İlaç diye zehre bandım Doktor Bey! 

Yakıp kavuruyor canı acısı, 

Gittikçe büyüyor sevda sancısı,

Ne yapsam dinmiyor gönül sızısı, 

Zaman ilaç olur sandım Doktor Bey!

Söyle doktor şimdi neler olacak? 

Kalbim devasını nerde bulacak? 

Yoksa genç yaşımda ömrüm solacak, 

Oysa hayat dolu candım Doktor Bey!

Gülseren Morkan

Doktor Bey! -3-

Hastalık dünyamı perişan etti,

Dinle beni, anla beni doktor bey!

Ayın ilk gününde maaşım bitti,

Dinle beni, anla beni doktor bey!

Günlerce bin türlü kapıyı çaldım,

Her yerden yalnızca hep hava aldım,

Ne olur, insaf et, çaresiz kaldım,

Dinle beni, anla beni doktor bey!

Maaşım yetmiyor, beş çocuğum var,

Ev kira, dert büyük, beni kim duyar?

Hastalık gün be gün içimi oyar,

Dinle beni, anla beni doktor bey!

İlaç, film, röntgen… dayanabilirsen,

Ya para nerede, bulabilirsen,

İnsanlık sesini duyabilirsen,

Dinle beni, anla beni doktor bey!

Rıfkı Kaymaz

Doktor Bey! -2-

Kurtulmaz yüreğim gamdan kederden

Bunun bir çaresi yok mu doktor bey?

Her sabah her akşam böyle kendimden

Körkütük sarhoşum neden doktor bey?

Değil umurumda dünya serveti

Göstermedi felek yârle mürveti

Hep ödedim durdum aşkta diyeti

Bunun telafisi yok mu doktor bey?

Kurudu gözeler pınarım akmaz

Bir hayırsız sevdim dönüp te bakmaz

Çağırırım daim hiç beni takmaz

Derdime bir çare yok mu doktor bey?

Yıllardır gülmeye hasret bu yüzüm

Mutluluk gözümde bir salkım üzüm

Uğraşır dururum bulamam çözüm

Bir çıkış yolumuz yok mu doktor bey?

Kara bahtım bana vermedi aman

Çaresiz kalmışım hallerim yaman

Oturdu Azrail kalmadı zaman

Taşa umut ekiyorum doktor bey!

Düşmesin Yiğit’in yolu kötüye

Gidemez bir adım daha öteye

Der Durak’ım çıktım gayri çürüğe

Benim için yerin yok mu doktor bey?

Durak Yiğit

Doktor Bey! -1-

Fakirim amma ben de insanım,

Derdime çare bul sen doktor bey!

Ağrır sızlar tüm inan her yanım,

Derdime çare, ol sen doktor bey!

Çaresiz yoksul bir vatandaşım,

Ne işim vardır ne de maaşım,

İnsaf eyle sen daha genç yaşım,

Derdime çare bul sen doktor bey!

Ne bir köşküm var ne de bir tahtım,

Sorma doğuştan karadır bahtım,

Elimde doktor bak yeşil kartım,

Derdime çare ol sen doktor bey!

Suç mu doktorum hiç fakir olmak?

Yakışır mı söyle düşmüşe vurmak?

Sana düşer bu yaramı sarmak,

Derdime çare bul sen doktor bey!

Aman doktorum gadanı alam,

Bul sen bir çare kurbanın olam,

Tüm kangırana çevirdi yaram,

Derdime çare ol sen doktor bey!

Ben çare için geldim kapına,

Muhtacım inan acı hapına,

Yaz sen devletin yeşil kartına,

Derdime çare bul sen doktor bey!

Bak hele doktor azdı tüm yaram,

Ben senden gayrı kime yalvaram?

Yoktur verecek bir kuruş param,

Derdime çare ol sen doktor bey!

Taşgın’ım bana etme gel zulüm,

Allah yaratmış ben de bir kulum,

Parasız pulsuz inan yoksulum,

Derdime çare bul sen doktor bey!

Çilekeş (Zekeriya Taşgın)